konuk yazarla Rituximab

Tuesday, October 28, 2014

R-CHOP protokolumuzun R'sini olusturan Rituximab adeta bir modern zaman sovalyesi. kendisinden ayrica bahsedecegim demistim; biz vaatlerini yerine getiren bir bloguz. bu guzide antikoru, Dresden Universitesinde molekuler biyoloji ve genetik muhendisligi doktorasi yapmakta olan arkadasimizdan dinleyelim cunku daha guzel bir Rituximab tarifi yapilmadi:

(habseligkeiten'in bu olumsuz eserini ben ilk okudugumda gozumden bir damla yas suzulmustu)


biraz evvel senin bu rituximab afacanı ile ilgili okuyordum da gerçekten çok tatlı bi çalışma şekli var keratanın. dayanamıcam anlatıcam. senin bu sapıtıp normale göre hızlıca bölünen serseri B hücrelerinin zarında CD20 diye bi protein var böyle dışarı dünyaya bakıyo sürekli naber filan diye. (hepimizde var bu CD20'den bu arada, biz labda farelerin B hücrelerini saflaştırmak için kullanıyoruz misal onu, çünkü spesifik olarak B hücrelerinin üstünde var.) işte bu rituximab CD20'lere bağlanıp bu sapıtık hücrelerin kendi kendini imha etmesini sağlıyor. (bu sürecin bilimsel adı apoptosis; galiba yunanca yaprak dökümü demekti. ve apoptoz normalde hepimizin vücudunda her an gerçekleşen gerekli bir şey çünkü eskimiş, yıpranmış, çalışamaz hale gelmiş hücrelerimizi bu şekilde ortadan kaldırıyoruz hep. hatta gereksiz ayrıntılarla parantezi içini daha da abartayım; mesela biz anne karnıındayken gelişme sürecimizde başta parmaklarımızın arasında ördeklerdeki gibi bi deri var. o deri zaman içinde apoptozla ortadan kalkıyor. hihi çok şeker ve böylece evrime de selam çakmış olalım.) kısaca bu rituximab'ın yaptığı resmen temiz iş. hatta bu intihar eden kanserli hücrelerin yapıtaşlarını vücut alıp normal sağlıklı süreçlerde kullanmaya devam ediyor. ortalık pislik de olmuyor yani tam bir geri dönüşüm sistemi! yıldız tozundan gelen yapıtaşlarımız normal döngüsüne geri dönüyor yani.

peki bu rituximab CD20'yi başka yanlış bir şeye bağlanmayacak şekilde nasıl tanıyıp bağlanıyor dersen o da şöyle: Rituximab bi antibody yani türkçesiyle antikor. (sonundaki ab antibody'nin kısaltılmışı zaten ve sadece kanser hastalarında değil daha birçok başka B hücresiyle ilgili hastalıkta kullanılıyor.) antikorları da şöyle anlatayım şimdi bizim vücudumuza sürekli mikroplar, yabancı maddeler filan giriyor ya; doğduğumuz andan itibaren giren her bir yabancı maddeyi tanıyacak bir antikor üretiyor vücudumuz. ve inanılmaz spesifik bağlanacak şekilde evrimleşiyor bu yapılar. bu antikorları üretenler de B hücrelerimiz aslen. misal bi kere vücudumuza girmiş olan bi mikrop için ilk seferde sıfırdan antikor üretiliyor ve bi grup B hücresi sırf o mikroba karşı savaşan özel bi birlik oluşturuyor. sonra aynı mikroba tekrar maruz kalınca atıl halde kalan birliklerimiz bölünerek büyük bi ordu yaratıyor ve savaş başlıyor. aşının mantığı da burda aslında hastalık vücuda girmeden ona ait spesifik ve hastalık yapamayacak kadar zayıflamış bakterileri verip, bağışıklık sistemine mikrobu tanıtıp ilerde enfekte olursak hazırda bi ordu yaratmaya çalışmak demek aşı olmak. işte işin bioengineered kısmı burda laboratuvarda bu senin kanserli B hücrelerini spesifik olarak tanıyacak bir antikor üretmişler aynı B hücrelerimizin normalde yaptığı gibi. bizim yaptığımız iş aslında doğayı taklit etmek gibi bir şey yani. ama bi dikkat edilmesi gereken nokta şu: bu ilaç teknik olarak sağlıklı B hücrelerini de imha ediyor. çünkü dediğim gibi CD20 normal B hücrelerinde de zaten var. eğer kanserli hücrelerin zarında sağlıklı hücrelerde olmayan bildiğimiz, tamamen kansere spesifik CD20'den başka bi protein bilseydik mesela ona karşı antikor geliştirirdik ve o yan etkiler sıfıra yaklaşırdı ama maalesef böyle bi protein var mı yok mu şu an bilmiyoruz. (çalışmalar devam etmekte ama.


şu durumda B hücrelerin toptan zarar göreceği için bağışıklık sistemin bir parça zayıflayacak. (ama tamamen değil çünkü bağışıklık sisteminde savaşan başka afacanlar da var merak etme.) o yüzden bu süreçte bi hastalık kaparsan normalde bi haftada geçecek şey 2 haftada geçebilir. sıkıntı bunun gibi şeyler olabilir. ama tabii bu arada vücudun normal sağlıklı B hücrelerini üretmeye devam edecek bi yandan. o kemo aralıkları vücudunun kendini toparlaması için gerekli bu yüzden. ha tabii tahminim bu arada sana vücudunun kendini toparlamasına yardımcı bazı destekleyici ilaçlar da verecekler. bunları doping gibi, mesir macunu gibi düşünüp göğsünü yumruklayabilirsin eheh. o/

ekte, konuyla ilgili bir gorselimiz var:

apoptosis'deki hucre yer fistigi kabuguna benzemiyor mu?

2 comments:

  1. Bak bundan Halloween kılığı olurdu diyecektim ama o kılık nasıl yapılır bilemedim.

    ReplyDelete
  2. bu yazı sayesinde rituximab'ı mahalleden bir arkadaşımmış gibi tanıma fırsatı elde ettim, teşekkürler habseligkeiten!

    ReplyDelete

 
site design by designer blogs